Eryılmaz'ın istifasının ardında yaptığı açıklamada, şunlar yer aldı: "Değerli kurul üyeleri; ilgide kayıtlı yazıda tarafımdan 15 gün süre verilerek savunmam istenilmektedir. Savunma istem yazısında CHP Tüzüğünün 68/4 maddesi zikredilmekte olup, söz konusu maddenin 'Uyarma' cezası ile tecziye olduğundan bahsedilmektedir. CHP Gerze İlçe Başkanlığında üyeliği devam eden, Tüzüğün 4, 6 ve 7 maddeleri gereği kayıtlı sıradan bir Cumhuriyet Halk Partiliyim. Üye olduğumdan beri, sıradan üyeliğin dışında herhangi bir ek yönetsel sorumluluk yükleyen görevlerim de bulunmamıştır."

Bu sürecin yaklaşık 4 aydır sürdüğünü, parti içinde ve dışında, Eryılmaz hakkında, partiden atılmasını gerektirecek bir soruşturmanın var olduğu dedikoduların konuşulduğunu ifade eden Eryılmaz CHP Sinop Disiplin Kurulu Başkanlığı'na verdiği dilekçede şu ifadelere yer verdi: "Bir suçlanan olarak, soruşturma aşamalarının herhangi birisinde, CHP Tüzüğü ve Disiplin Yönetmeliğinde ifade edildiği ve yukarıda işaret ettiğim gibi tarafıma; ne hangi suçlama ile suçlandığım resmi olarak bildirilmiş, ne de herhangi bir şekilde (sözlü veya yazılı) savunmam istenilmiştir.  Bu süreç (yaklaşık 4 aydır), sürekli olarak, hakkımda partiden atılmamı gerektirecek bir soruşturmanın il-ilçe örgütünde varlığı dedikodularıyla, demoklesin kılıcı gibi başımızın üstüne asılı bir vaziyette tutulmuştur. Sinop CHP İl Başkanlığı seçimlerinden, CHP Gerze Belediye Başkanlığı Aday Adaylığı sürecinin tamamlanmasına kadar, tehditkar bir şekilde, partiden atılacağımızın ifade edildiği bir söylenti halini almıştır. Gele gele de, ilgi’ de kayıtlı yazılı savunma istemine dönüşen ve içeriğinin ne olduğunu dahi hala bilmediğimiz, bir yazılı talep gelmiştir." 

Eryılmaz'ın CHP Sinop Disiplin Kurulu Başkanlığı'na verdiği dilekçe şu şekilde:

Değerli kurul üyeleri; ilgide kayıtlı yazıda tarafımdan 15 gün süre verilerek savunmam istenilmektedir. Savunma istem yazısında CHP Tüzüğünün 68/4 maddesi zikredilmekte olup, söz konusu maddenin “Uyarma” cezası ile tecziye olduğundan bahsedilmektedir.

CHP Gerze İlçe Başkanlığında üyeliği devam eden, Tüzüğün 4, 6 ve 7 maddeleri gereği kayıtlı sıradan bir Cumhuriyet Halk Partiliyim. Üye olduğumdan beri, sıradan üyeliğin dışında herhangi bir ek yönetsel sorumluluk yükleyen görevlerim de bulunmamıştır.

Yani;

1.       Tüzüğün anılan 68/4 maddesinde ifade edildiği gibi; (c) fıkrasıyla ilgili değilim.

2.       Geriye (a) ve (b) fıkraları kalır ki, (b) fıkrası parti binalarına ve mallarına zarar vermek, benim de mutlaka hatırlayacağım, ortada tutanağı, belgesi olan bir eylem olmalıdır. Bu fıkrayla da ilgili olduğumu düşünmüyorum. Zira her iki fıkrada ifade edilen suçlar da, maddi suçlardır.

3.       (a) fıkrasında ise, doğrudan parti üyesi kişilerin kişilikleri ile uğraşılması, küçük düşüren sözler söylenmiş olması veya sövülmesi gereklidir. Bu durum da, bir tüzel kişilik olan Gerze İlçe Başkanlığının değil, bizzat muhtemel partili mağdurun, kişilik haklarının ihlal edilmiş olması ile ilgilidir. Tüzüğün 68/4-a maddesinde sayılan bu disiplin suçunun, kişiye bağlı suçlardan bulunması nedeniyle, mağdurun şahsen şikayet etmiş olması zorunludur.

Osman Belovacıklı, Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan’ı Ziyaret Etti Osman Belovacıklı, Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan’ı Ziyaret Etti

Tüm bunların ışığında; İlgi’ de kayıtlı yazınızda belirttiğiniz gibi, Gerze İlçe Başkanlığı Yönetim Kurulu tarafından, parti üyesi birine veya birilerine şahsen verilmiş bir zarardan dolayı, mağdurun müracaatı olmadan, resen disiplin soruşturması başlatılması kararı verilemez. Böyle bir görev, ne CHP Tüzüğünün 14,15 ve 18 maddelerinde ve ne de İl ve İlçe Yönetim Kurullarının Çalışma ve Yazışma Yönetmeliğinin herhangi bir maddesinde ifade edilmemiştir.

Gelelim esasa ve bahsedilen suçun ne olduğuna? Tarafım bir üye olarak nasıl bir suç işlemiş ki, suçlamalar karşısında savunma yapabileyim? Suçun cezalandırılacağı madde işaret edilmiş ve CHP Tüzüğünün 68/4 madde çerçevesinde “Uyarma” cezası ile tecziye edilebileceğim ifade edilmiştir. Ama suçun ne olduğu ifade edilmemiştir.

Oysa disiplin yönetmeliği;

1.       17/1 maddesinde;  “Partilinin, parti suçu işlediğinin bildirilmesi üzerine; İlçe başkanı hakkında şikayette bulunulan partilinin olayla ilgili yazılı açıklamasını ister.”

2.       17/6 maddesinde; “ İl yönetim kurulu, ilçe yönetim kurulundan gelen dosya üzerinde yaptığı inceleme sonucunda, dosyayı eksik görürse, eksiklikleri kendisi tamamlayabileceği gibi eksikliklerin tamamlanması için dosyayı ilçe yönetim kuruluna iade edebilir. Eksiklikler, il başkanı veya görevlendireceği bir il yönetim kurulu üyesi tarafından, dosyanın ilçe yönetim kuruluna iade edilmesi halinde, ilçe yönetim kurulunca on beş (15) gün içinde tamamlanır.”

3.       19/2 maddesinde; İl Disiplin Kurulunca “Eksiklikler varsa tamamlanmasını il yönetim kurulundan ister. İl yönetim kurulu bu talebi on beş (15) gün içinde yerine getirmek zorundadır.” Amir hükümlerine havidir.

Suçun ne olduğunun, soruşturmanın ve kovuşturmanın tüm bu aşamalarında, suçlanan tarafından bilinmesi kaçınılmazdır. Oysa ilgide kayıtlı yazınız konusu disiplin suçunun ne olduğu? Suçlanan olarak, gerek yapılan soruşturma ve gerekse kovuşturma sürecinde, herhangi bir şekilde öğrenilememiştir.

Bir suçlanan olarak, soruşturma aşamalarının herhangi birisinde, CHP Tüzüğü ve Disiplin Yönetmeliğinde ifade edildiği ve yukarıda işaret ettiğim gibi tarafıma; ne hangi suçlama ile suçlandığım resmi olarak bildirilmiş, ne de herhangi bir şekilde (sözlü veya yazılı) savunmam istenilmiştir.  Bu süreç (yaklaşık 4 aydır), sürekli olarak, hakkımda partiden atılmamı gerektirecek bir soruşturmanın il-ilçe örgütünde varlığı dedikodularıyla, demoklesin kılıcı gibi başımızın üstüne asılı bir vaziyette tutulmuştur. Sinop CHP İl Başkanlığı seçimlerinden, CHP Gerze Belediye Başkanlığı Aday Adaylığı sürecinin tamamlanmasına kadar, tehditkar bir şekilde, partiden atılacağımızın ifade edildiği bir söylenti halini almıştır. Gele gele de, ilgi’ de kayıtlı yazılı savunma istemine dönüşen ve içeriğinin ne olduğunu dahi hala bilmediğimiz, bir yazılı talep gelmiştir.

Bu durum, sıradan bir CHP üyesi olarak bende şöyle etkiler yaratmıştır. Demek ki CHP Gerze ve kısmen Sinop örgütünde ben ve benim gibi üyelerin varlığı katlanılır bir şey değildir. Ben ve benim gibilerin, Sinop ve Gerze’ de siyaset yapma şekli, sadece sıradan bir taraftarlık ve anayasal seçme hakkını kullanan bir seçmenlikle sınırlandırılmalıdır. Siyaset yapmak bizim gibilerin işi değildir. Tabi son zamanlarda çarpıcı bir şekilde öne çıkan, tarafımızın çeşitli etnisite, kabile, klan, mezhep vs aidiyeti de bulunmayınca; düpedüz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir Türk olmak ve CHP üyesi olarak siyaset yapmak, adeta sorunlu hale gelmiştir. Bu oluşumlar kendi aralarında çeşitli güç odağı gruplaşmaları yaratırken; ülke, CHP ve il-İlçe menfaatlerine uygun olmayan eylemlerde bulunabilmekte, bunun sonucunda da, partinin aldığı ve kronik bir şekle dönüşmüş artmayan oy oranı ile ilgili cam tavan tanımlaması dahil bir çok soruna da yol açmaktadırlar. Bu gibi tespitler de bizi, Türkiye Cumhuriyetinin kurucu değerlerini oluşturan; ülkemizin bağımsızlık savaşını veren Kuvayımilliye mensuplarının örgütlendiği; kurucu lider büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük iki eserinden birisi olduğunu ifade ettiği ve genel başkanlığını yaptığı CHP’ de siyaset yapma şansının kalmadığı noktasına kadar götürmektedir.

Tabidir ki tek siyaset yapma biçimi, CHP mecrası içerisinde gerçekleştirilenle sınırlı değildir. Hayatımızın, 2021-2024 yılları arasındaki bu kısa dönem hariç, sürdürdüğümüz kamu görevlerinden dolayı parti üyeliği şeklinde siyaset yapamamış olmakla birlikte, siyasetin hep içerisinde olunmuştur. Hayatımızın anılan döneminde de, her türlü haksızlığa, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı muhalif bir siyasi tavır alınmış, yani eleştirel siyaseti parti örgütünden mahrum bir şekilde yapabilmiş birisi olarak; bundan sonraki eleştirel siyasi davranışlar, yine bilindik metotlarla yapılmaya devam edilecektir. Yine haklı, hukuka uygun ve adil olanı, böyle iş tutanı, ülke, il ve ilçemiz için genel menfaatleri savunanı, halkın genel menfaatlerine uygun bulunanı desteklemeye devam edeceğiz. Kötü niyetli, belediye kaynakları gibi kamu kaynaklarını sömüren, halkın elinde avucunda bulunana göz diken, hırsız, namussuz, ahlak düşkünü olanın da karşısına konumlanmayı görev edineceğiz. Geçmişte de olduğu gibi; Sol-sosyal demokratların CHP’ ne oy vermelerinin kaçınılmaz olduğu görüşünden bağımsız; Atatürkçü düşüncenin zorunluluğunun CHP oy vermekten geçtiği gibi bir algıya kapılmadan; ceketlerini assalar kazanacaklarını zanneden, klanik güç odakları mensuplarının menfaatine hizmeti reddederek; siyasi tercihlerimizi şekillendirmeye devam edeceğiz.

Bu aktardığımız olumsuzluklardan dolayı sorumluluk, asla CHP tüzel kişiliğinde ve kurucu değerlerinde olamaz. Ama Cumhuriyet Halk Partisini, ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün demokratlığını, sosyal demokrat partilerde iletişimin ne olduğunu ve nasıl kurgulanması gerektiğini, hakka, hukuka uygun ve adil davranmanın ne anlama geldiğini zerre anlamamış parti yöneticilerinin, belediye başkanı ve vekillerin varlığı, saydığım bu olumsuzlukların yaşanmasını kaçınılmaz kılmaktadır/kılacaktır.

Her fırsatta, CHP mevcut üyelerinin nitelikli olmayanlarının üyeliklerinin elenmesinden, üyeliklerin mutlaka gözden geçirilmesinden, sosyal medyada eleştiri yapanların derhal partiden atılmasından sıklıkla dem vuran bir vekilin kılavuzluğunda İl-İlçe yöneticilerinin; demokrasinin şartı olan eleştiri/öz eleştiri mekanizmalarını algılama biçimi de, maalesef bu seviyelerde kalmaktadır. Destekledikleri partilinin hatalarına; haksız-hukuksuz ve adil olmayan davranışlarına; tüzük ihlallerine; kör ve sağır olanlar; kendilerine taşınan yıpratıcı sorunlara, “süreç hassasiyetleri var”, “olur böyle küçük şeyler”, “ bir daha tekrar etmemesini söyledik” gibi laflarla, geçiştirici bir bakış açısıyla yaklaşmış, kantarın topuzunu kaçırmışlardır.  Adil ve tarafsız olmaları gereken bazı durumlarda ise; yukarıda ifade ettiğimiz klanik gruplaşmaların menfaatlerine uygun olarak, ahbap-çavuş ilişkileriyle, olmayanı var gibi göstermekte mahir davranışlar sergilemişlerdir. İlgide kayıtlı talep yazısı da bunun bir göstergesi niteliğindedir.

Ayrıca bu disiplin soruşturmasını talep eden, ceza verilsin diyen CHP Gerze İlçe Yönetimi; yönetim kurulu üyesi arkadaşını daha görevde 3. ay dolmadan tartışmalı bir şekilde görevden almaya imza atmış yönetim kurulu üyelerinden; yönetim kurulundan istifasını yeterli bulmayıp, CHP’den bile istifa eden asil ve yedek yönetim kurulu üyelerinden; mahalli idareler seçimlerinden önce, aday olunmayacağına ilişkin 03.07.2023/2023-701 sayılı CHP Genelgesine göre ilçe yönetimine seçilmiş, sonrasında genelgenin kaldırılmasıyla da belediye meclis üyeliklerine aday olmuş, dolayısıyla anılan süreçte ön yargısı tartışmalı yönetim kurulu  üyelerinden  müteşekkil bir yönetimdir. Üyeleri hakkında birçok tarafsızlık iddiaları ile İl Yönetimine defalarca şikayet edilmiş yönetim kurulu üyeleri bulunan, böyle mahir bir yönetimin imzalarıyla disiplin cezası verilmek istenilmesi, CHP Gerze İlçe Yönetiminin durumunun, ne denli içler acısı olduğunun da bir göstergesidir.

Bir disiplin kovuşturması savunmasında, “neyi savunacağımı bildirirseniz savunmamı yaparım” deyip geçilecek bir durumda, neden böyle eleştiriler yaptığım merak edilmiş olabilir. Bunun nedeni; bu saydığım olumsuzlukları yaşayıp, bir de bu şekilde savunma istenilmesi; saygıdan yoksun, soruşturmanın eksikliklerini görmezden gelen, kovuşturma aşamasında da aynı vurdumduymazlığı devam ettiren davranışın, bardağı taşıran son damla olmasıdır. Aslında yapılan hataların veya hataları görmezden gelmenin nedeninin; çıkar gruplarına, güç odaklarına ve klanik menfaatlere, hizmet etme isteğidir diye düşünmekteyiz. İşte o zaman da bizim için, kalın sağlıcakla demekten başka yol bırakılmamış olmaktadır.

Tüm bu anlattığım olumsuzluklardan ötürü, her ne kadar artık izlerine rastlamasak da, Kuvayımilliye mensuplarının kurucusu olduğu, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün iki mirasından birisi diye nitelediği, CHP üyeliğimden istifa ediyorum. Gereğini rica ederim.