Termik santrale karşı verdiği mücadele ile bilinen Hançer, "Direniş Günlüğü" isimli kitabıyla bu önemli konuyu okuyucularla buluşturmuştu. Direnişin önemli simalarından biri olan ve hikayesini edebiyatla harmanlayarak anlatan Hançer, mücadelesini yazıya dökmüş ve geniş kitlelere ulaşmasını sağlamıştı.

Bu akşam saatlerinde Hamidiye Mahallesi'ndeki evinde yaşamını yitiren Hançer, yakınlarının ulaşamaması üzerine evinde yapılan kontrollerde evinde ölü bulunduğu öğrenildi. Emekli öğretmenin cenazesi, Gerze Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Gerze Postası ailesi olarak merhuma Allah'tan rahmet, tüm dost ve yakınlarına sabırlar dileriz.

Otomobil ile Motosiklet Çarpıştı: 1 Yaralı Otomobil ile Motosiklet Çarpıştı: 1 Yaralı

Ferhat Hançer kimdir?

1955 Yılı’nda Gerze’de doğdu. 13 Şubat 1956’da çıkan yangın sonrasında, neredeyse tamamı yanan Gerze’nin yeniden inşası sırasında, ilkokula Sinop’ta başladı. İlkokul ve ortaokulu Gerze’de bitirdikten sonra, henüz o yıllarda Gerze’de lise açılmadığı için Sinop Lisesi’nde başladığı lise öğrenimini, Samsun Ondokuzmayıs Lisesi’nde tamamladı. 1974’te girdiği İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’nü, 1978’de bitirdikten sonra, aynı yılın eğitim-öğretim yılı başlangıcında, Kastamonu Çatalzeytin Lisesi’nde Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak göreve başladı. 1980’de “atandığı” Tunceli Ovacık Lisesi’nde, 1982 yılına kadar görev yaptıktan sonra, Samsun Cumhuriyet Lisesi’nde, 1982-1993 yılları arasında çalıştı. Daha sonra, Samsun Ondokuzmayıs Lisesi’nde, 1993’te sürdürmeye başladığı öğretmenlik ve yöneticilik görevlerinden emekli olduğu 2004’te ayrıldı. Evli ve bir çocuk babası olan Ferhat Hançer, emeklilik sonrası Gerze’ye yerleşti. Doğup büyüdüğü topraklarda baş gösteren “nükleer ve termik santral” tehditlerine karşı, yaşam savunucularıyla birlikte, verilen mücadelenin içinde yer aldı. Özellikle, 2008 yılından itibaren, Gerze’nin Yaykıl Köyü’nde yapılması planlanan termik santrale karşı yürütülen mücadelede sorumluluklar üstlendi. Nüfusunun kayıtlı ve büyüklerinin gömülü olduğu Yaykıl Köyü’nün ve Gerze halkının, büyük bir özveriyle yürüttüğü yedi yıllık bu mücadelesinin mutlaka yazıya aktarılması gerektiğine inandı. “Direniş Günlüğü”nü öyküleştirerek bir belgesel romana dönüştürmeyi, doğanın talanına karşı mücadele edenlerin saflarında kendine düşen sorumluluklardan biri olarak gördü.